Home MAIN Moonchild Education Yöneticisi Dr. Döndü Derya Durmaz aileleri uyardı

Moonchild Education Yöneticisi Dr. Döndü Derya Durmaz aileleri uyardı

SHARE

Aile içinde çocuğa şiddetin,

telafisi mümkün olmayan ağır sonuçları var

İngiltere’de kendi çocuğunu dövmenin, hakaret edip, onları ihmal etmenin suç olduğunu söyleyen Moonchild Education yöneticisi Dr. Döndü Derya Durmaz, şiddet kesinleştiğinde devletin, çocuğu başka ailenin yanına verdiğini, geri almanın ise bazen yasal açıdan mümkün olmadığını vurguladı.

Moonchild Education yöneticilerinden Dr. Döndü Derya Durmaz, 2006 yılında bütün Avrupa ülkelerinde kabul edilen Çocuk Koruma Yasası’nın, İngiltere’de nasıl uygulandığını ve bu uygulamanın Türkiyeli toplumla olan bağlantısını çarpıcı ifadelerle değerlendirdi.

Çocuğa şiddetin dünyanın hiçbir yerinde kabul edilemez bir olgu olduğunu, fakat Anadolu kültüründe çocuğa yönelik bazı davranış biçimlerinin ’normalmiş’ gibi kabul edildiğini anlatan Durmaz, “Çocuğa tokat atmak veya kızmak, Anadolu kültüründe olağan karşılanabiliyor. İngiltere’de ise durum çok farklı. Çocuğa şiddetin tanımında; kızmak, tokat atmak, silkelemek, hakaret etmek suç olarak kabul ediliyor. Ebeveynlerin çocuklarını ihmal etmesi de şiddet kapsamına alınıyor. Yani; anne-babaların çocuğunu aç bırakması, uzun süre banyo yaptırmaması veya kirli kıyafetlerle gezdirmesi de ihmal kapsamına giriyor ve çocuğa şiddet olarak değerlendiriliyor” dedi.

“Çocuğa Şiddet Saklanamaz Bir Olgu”

Aile içinde çocuğa şiddetin ‘saklanamaz’ bir olgu olduğuna dikkat çeken Durmaz, ebeveynleri,sonradan çok pişman olacakları davranışlar sergilememeleri noktasında uyardı:

Moonchild Education Yöneticisi Dr. Döndü Derya Durmaz

“Çocuğunuz dayak yediğini veya ihmal edildiğini toplumda, gittiği okulda mutlaka hissettirir. Örneğin; kreşte veya başka bir ortamda çocuk, kendisine doğru gidildiğinde ani tepkilerle gözünü kapatır. Bu, çocuğun dayak yediğini gösterir. Çocuk büyükse, dayak yediğini okulda sözel olarak ifade edebilir. Veya kreşe giden küçük bir çocuk, şiddeti tanıyorsa, oyunlarını şiddet üzerine kurgulayabilir. Bir eğitim kurumu yöneticisi olarak, kurumumuzda bu tarz davranışlar sergileyen bir çocuk gördüğümüzde bizim de bazı sorumluluklarımız var. Öncelikle çok iyi dinleyip, anlıyor ve çocuğa şiddet olduğuna kanaat getirince de durumu sosyal servislere bildiriyoruz. Geldiğimiz kültüre sığınıp, çocuklarımızı dövmeyi ya da onlara tokat atmayı normal bulabiliriz. Ancak bu, kesinlikle çözüm değil.

“Şiddet Gören Çocuk Ailesinden Alınıyor”

Ailelerimiz, bir sorun olduğunu düşündüğünde çocuklarıyla mutlaka konuşmalı ve hataları varsa onları güzelce uyarmalı. Dayak veya hakaret etmenin yerine başka çözümler olduğu iyi bilinmeli ve çocuklara bu yönde davranış sergilenmeli.Kurum olarak biz de ailelere gereken desteği verebiliriz. Çocuğa dayak veya ihmalin kesinleşmesi durumunda devlet, çocukları ailelerden alıyor, başka ailelerin yanına veriyor. Sonrasında, çocuklarını geri almak için büyük mücadele veren ailelerin, bazen başarıya ulaşamadıklarını da üzülerek ifade etmek isterim.”