Home Türkçe İngiltere Joan Ryan’dan hükümete; “Ankara Anlaşması’nı acilen gözden geçirin”

Joan Ryan’dan hükümete; “Ankara Anlaşması’nı acilen gözden geçirin”

SHARE

Enfield North Milletvekili Joan Ryan, İngiltere Hükümetine, Türk vatandaşlarının ‘Ankara Anlaşması’ olarak bilinen vize türündeki değişikliklerden dolayı yaşadığı sıkıntıları gidermesi çağrısında bulundu. Ryan, değişikliklerin çok sayıda kişiyi büyük bir belirsizliğe ittiğini vurguladı.

Enfield North Milletvekili Joan Ryan, İngiltere Hükümeti’ne, bu ülkede ticaret yapmak isteyen Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarını acilen gözden geçirme çağrısında bulundu. Ryan, İçişleri Bakanı Sajid Javid’e bir mektup yazarak, Türk vatandaşlarının ‘Ankara Anlaşması’ olarak bilinen vize türündeki değişikliklerden dolayı yaşadıkları sıkıntıların giderilmesini istedi.

Geçen sene,Ankara Anlaşması olarak bilinen vize kapsamında süresiz oturum başvurularının değiştirildiğini hatırlatan Ryan, değişikliklerin çok sayıda kişiyi büyük bir belirsizlikle karşı karşıya bıraktığı uyarısında da bulundu.

YENİ DÜZENLEMEDE NELER VAR?

Geçen sene yürürlüğe giren söz konusu düzenlemelerle, süresiz oturum başvuruları dört yıl yerine beş yılda yapılabiliyor. Başvuru sahipleri daha önce böyle bir zorunluluk bulunmadığı halde ‘Life in the UK’ olarak bilinen genel kültür testine tabi tutuluyor ve kişi başına yaklaşık 2 bin 500 sterlin başvuru ücreti alınması uygulamaya konuluyor. Öte yandan, başvuru sahiplerinin yakınları için de beş yıllık süre şartı getirilirken, ana başvuru sahibinin her uzatma başvurusunda, bağlı yakını da bin 33 sterlin başvuru ücreti ve yıllık 500 sterlin sağlık primi ödemek zorunda bırakılıyor.

“YASALARIMIZA GÜVENLERİ SARSILDI”

İçişleri Bakanlığı Home Office’in, Ankara Anlaşması başvurularındaki düzenlemelerinin, önceden haber verilmeden ve ilgili kesimlerin görüşleri alınmadan yapıldığını savunan Enfield Milletvekili Ryan, “Bu insanların göçmenlik sistemimize ve yasalarımıza güvenleri sarsıldı. Kendileri ve ailelerinin geleceklerine ilişkin yaşadıkları belirsizlik, kaygılarını artırıyor. Ayrıca sosyal entegrasyonları da gecikiyor” dedi.

Seçim bölgesi Enfield başta olmak üzere kendisi ile kontak kuran çok sayıda Türk ve Kürt kökenli girişimcinin, mağduriyetlerinin devam ettiğini aktardıklarını belirten Joan Ryan, söz konusu vize türünden yararlanan Türk vatandaşlarının İngiltere’ye ve kendilerine adil bir iş ortamı sağlanacağına olan inançlarının zayıfladığını kaydetti.

Bakanlığın, Ankara Anlaşması düzenlemelerine ilişkin Türk vatandaşları ve temsilcileri ile görüşüp-görüşmediğini açıklamasını isteyen Ryan, şu görüşlerini de paylaştı: “Önceki İçişleri Bakanı Amber Rudd’a da bu konudaki kaygılarımı anlatan bir mektup göndermiş, geçen sene yapılan değişiklikler konusundaki eleştirilerimi dile getirmiştim. Bakanlık ‘adil ve insani’ bir göç sistemi getirme taahhüdünü yerine getirmek istiyorsa, bu konuyu acilen gözden geçirmeli, hükümetin politikasını değiştirmeli ve Türk iş dünyası grupları ile yakından istişare ederek vize uygulamalarını belirlemelidir.”

GEÇEN SENE DE ENDİŞELERİNİ DİLE GETİRMİŞTİ

Enfield North Milletvekili, geçen sene de söz konusu düzenlemelerin uygulamaya girmesinin hemen ardından dönemin İçişleri Bakanı Amber Rudd’a bir mektup yazarak değişikliklerin büyük bir haksızlık olduğunu savunmuştu.

Seçim bölgesinin Türkiyeli göçmenlerin en çok yaşadığı yerlerin başında geldiğini ve Türk vatandaşlarının göçmenlik sorunlarından yakından haberdar olduğunu belirten Joan Ryan, Ankara Anlaşması ile kendi işlerini kurarak Britanya’da yerleşmeyi planlarının, mahkeme kararları veya yeni göçmenlik uygulamaları gibi nedenlerle belirsizliğe itildiğini savunmuştu.

“Buraya gelip yerleşmek isteyen Türk vatandaşları, daha önce geçerli olan kuralların halen geçerli olup-olmadığını; değilse, bu karara neden varıldığını bilmeli. Binlerce insanı ve yakınlarını ilgilendiren bu konuda Home Office net bir politika belirlemeli. Çok sayıda insanın başvuruları bekletilerek yaşadıkları belirsizliğe son verilmeli” diyen Ryan’a yanıt veren Home Office, düzenlemelerin ‘Aydoğdu davası’ olarak bilinen mahkeme kararı sonrası gerçekleştirildiğini ve yasalara uygun olduğunu savunmuştu.