Home Türkçe Toplum “Benim ülkemde anne olmak; acıya, gözyaşına boğulmaktır”

“Benim ülkemde anne olmak; acıya, gözyaşına boğulmaktır”

SHARE

İAKM ve Cemevi’nde düzenlenen Anneler Günü etkinliğinde; aile hayatında ve toplumsal yaşamda pek çok zorlukla mücadele etmek zorunda bırakılan Türkiye’deki anneler de unutulmadı. Başkan Kadir Yürük, okuduğu şiirle, Türkiye’de anne olmanın zorluklarına işaret ederken, Cemevi Kadın Kolları Başkanı Sevgi Sarıtaş, hemcinslerinin yaşadığı sorunların görmezden gelindiğini vurguladı.

Bu yazıyı Haber Gazetesi’nde de okuyabilirsiniz.

İngiltere Alevi Kültür Merkezi (İAKM) ve Cemevi Kadın Kolları’nın düzenlediği Anneler Günü etkinliği; halaylar, türküler ve şiirlerle kutlandı.

Çocuklar, bu özel gündede, en güvendikleri kişinin, annelerinin yanındaydı.

Etkinlik için salonu dolduran anneler, çocuklarının verdiği çiçeklerle mutlu olsa da yapılan konuşmalarda; Türkiye’de anne ve kadın olmanın, gerek töreden, gerekse toplumun her aşamasındaki cinsiyet ayrımcılığından dolayı çok zor olduğuna dikkat çekildi, günümüz koşullarında, her toplumsal değerin, tüketimi kamçılamak için istismar edilmesine tepki gösterildi.

İAKM-Cemevi Halk Oyunları ekibi, Anneler Günü etkinliğinde başarılı bir performans sergiledi.

Cemevinin Wood Green’deki salonunda yoğun bir katılımla ve ‘Dünyanın En Fedakar İnsanları Olan Annelerimizin Gününü Kutlarız’ sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte; halk müziği kadın grubu ‘Nefes’ ile İAKM-Cemevi Halk Oyunları ekibinin performansı alkış aldı.

YILDA BİR GÜN DE OLSA…

Etkinlikte yaptığı konuşmaya, Nazım Hikmet’in,

“Korkunç ve mübarek elleri,

İnce uzun çeneleri,

Kocaman gözleri ile bizim olan kadınlar,

Bizim kadınlarımız; anamız, avradımız, yârimiz,

Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen,

Ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen,

Ve ekine, tütüne, kara sabana koşulan,

Ve kaçırıp uğruna mahsup yattığımız kadınlar” dizeleriyle başlayan, İAKM ve Cemevi Kadın Kolları Başkanı Sevgi Sarıtaş, “Bu şiirdeki gibi tanımlanan kadınlarımız için böyle bir günün olması, onlara yılda bir günlüğüne de olsa çiçekler sunulması, ellerinin öpülmesi yadırganmaması gereken bir durum” dedi. Sarıtaş, egemenler ile onların temsilcilerinin, her toplumsal değeri, egemenliklerini sürdürmenin bir aracı olarak ve tüketimi kamçılamanın fırsatı yaparak istismar ettiğine dikkat çekti.

Makbule Dağdelen (ortada) yılın annesi seçildi.

“UNUTTURMAK İSTİYORLAR”

Sevgi Sarıtaş, şöyle devam etti:

“Bayramları, dinin kutsallığını, gelenek ve görenekleri, yeni bir yılın gelişini, babalar gününü hep, toplumsal adaletsizlikleri, yoksulluğu, gelir dağılımındaki dengesizliği kapatmak, halkın düzene öfkesini dizginlemek için kullanıyorlar. Anneler Gününde; barış annelerini nasıl coplattırıp derdest ettiklerini, genç kızlarımızı saçlarından sürükleyip tekmeler, postallar altında vahşete tabi kıldıklarını, Cumartesi Annelerini her hafta Galatasaray meydanında nasıl dövdürdüklerini unutturmak istiyorlar. Sormak lazım; kaç milyon kadın okuma-yazma olanağını dahi yakalamaktan, aydınlanmanın ‘a’sını almaktan yoksun. Ülkemizde en ağır çalışma koşullarında, sendikasız, sigortasız çalışan kaç milyon sanayi ve tarım işçisi kadın var? İşsizliğin, açlığın, ekonomik açmazların çözüp dağıttığı milyonlarca emekçi ailesinin yaşadığı insanlık dışı koşulların değişmesi için neler yapılıyor?Yanıt,hep demagoji ve hamaset.

Etkinlikte, 24 Mayıs’ta başlayacak olan 9. Alevi Festivali’nin duyurusu da yapıldı.

“SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDEN BAHSEDEN YOK”

Burjuva medya, ülkemizde yeniden ve her gün, üreten emekçilerin hayatlarını değil ama rezaletin karını çıkarmış olan ve düzenin sürmesine hizmet eden, hiçbir annelik erdemi taşımayan kadınların annelikteki yüksek yanlarını iyi yansıtıyor. Anneler Gününde ekmeğini gözyaşlarına katık ederek çocuklarını büyütmeye çalışan, gecekonduları kentsel dönüşümle başlarına yıkılan, işsiz, eğitimsiz, okulsuz, sağlık ve eşitlik haklarından yoksun, töre cinayetlerinde yok edilen kadın hayatlarından, berdelden, toplumsal hayatın her kademesinde cinsiyet ayrımcılığı ile karşılaşan kadınlarımızın, annelerimizin sorunlarından ve bu sorunların çözümünden bahseden yok. Egemen sınıflar, ikiyüzlü yalanlarla törenler düzenleyerek, gösterişle, gerçeklerin üzerini örtmeye çalışıyor. Annelerimizin en yakıcı talebi barıştır. Bu minvalde, tüm annelerimizin en değerli günü olan Anneler Gününü İAKM ve Cemevi olarak kutluyoruz.”

“BENİM ÜLKEMDE ANNE OLMAK…”

İAKM ve Cemevi Başkanı Kadir Yürük de etkinliğe, okuduğu şu şiirle katkı sundu;

Benim ülkemde anne olmak

Çocuklarını aramaktır.

Benim ülkemde anne olmak

Cezaevi önünde beklemektir.

Benim ülkemde anne olmak

Asker yolu gözlemektir.

Benim ülkemde anne olmak

Barışa yürümektir.

Benim ülkemde anne olmak

“Çocuklar ölmesin” demektir.

Benim ülkemde anne olmak

Yerlerde sürüklenmektir.

Benim ülkemde anne olmak

Yaslara bürünmektir.

Benim ülkemde anne olmak

Evlatlarını özlemektir.

Benim ülkemde anne olmak

Acıya, gözyaşına boğulmaktır.

Benim ülkemde anne olmak

Anneliğin en zorudur.