Home Türkçe Toplum Ankara Anlaşması başvuruları daha sık reddediliyor

Ankara Anlaşması başvuruları daha sık reddediliyor

789
0
SHARE

Haber gazetesinin ulaştığı istatistikler, Ankara Anlaşması başvurularındaki ret oranının standart İngiliz vizelerinin iki katına yaklaştığını gösteriyor

Haber gazetesi, Ankara Anlaşmasına başvuran Türk vatandaşlarının reddedilme olasılığının diğer İngiliz vizelerine göre neredeyse iki kat daha yüksek olduğunu öğrendi.

Britanya İçişleri Bakanlığı Home Office’ten alınan bilgilere göre 2005’ten bu yana Ankara Anlaşması başvurusu yapan Türkiyelilerin %18.5’i kabul görmüyor.

Oysa İngiliz yetkililerine göre turist, öğrenci ve aile vizesi gibi “geleneksel” vize türlerine başvuran Türk vatandaşların %90’ına onay çıkıyor.

Haber gazetesine konuşan hukuk uzmanı Ahmet Engin, Ankara Anlaşması’ndan çok daha fazla reddedilmesinin arkasındaki nedenin yalnızca başvurulardaki yetersizlik olamayacağını söyledi.

İngiltere’nin 1973 yılında taraf olduğu anlaşma Türk vatandaşlarına İngiltere’de bireysel girişimci olarak iş kurma ve ticaret yapma olanağı sağlıyor.

Ancak Brexit sürecinin bir sonucu olarak Ankara Anlaşması’nın tamamen ortadan kaldırılması gündemde.

Toplamda 36 bin başvuru oldu

Haber gazetesinin Bilgi Özgürlüğü Kanunu (Freedom of Information Act) çerçevesinde Home Office’den edindiği bilgilere göre Britanya’nın Ankara Anlaşması başvurularını kabul ettiği 2005 senesinden bu yana yapılan başvuru sayısı 36 bin 423.

Britanya, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’tan 30 Eylül 2016’a kadar yapılan tüm başvuruları kapsayan istatistiklere göre en fazla başvuru sayısı 5 bin 135 ile 2010 senesinde yapıldı.

CSS Legal Services şirketinin sahibi Ahmet Engin, rakamlarının Bulgaristan ve Romanya ile ilginç bir kıyaslamaya yol açtığını söyledi.

Haber gazetesine konuşan hukuk uzmanı Ahmet Engin, Ankara Anlaşması’ndan çok daha fazla reddedilmesinin arkasındaki nedenin yalnızca başvurulardaki yetersizlik olamayacağını söyledi.

“Ankara Anlaşmasının benzeri anlaşmaları olan ve Avrupa Birliği’ne tam üyelikten önce bu başvurularla aynı şekilde İngiltere’ye kendi işlerini kurarak ‘self-employed’ (serbest çalışan) olarak gelmelerine müsaade edilen Bulgaristan ve Romanya vatandaşlarının 2006 yılında sadece bir yıl içerisinde toplam başvuru sayısı 26.000 idi.

“Toplam nüfusu 15 milyon olan iki ülkeden 26.000 başvuru yapılırken sizin göndermiş olduğunuz dataya göre 2005’den beri yani 12 yılda 80 milyonluk nüfusu olan Türkiye vatandaşlarının sadece 36.000 başvurusunun yapılmış olması oldukça kayda değer bir farklılık.”

Yüksek ret oranı ‘kayda değer’

Engin, Ankara Anlaşması başvuru reddedilenlerin yüksek sayıda olmasının da kayda değer olduğunu söyledi.

“Türkiye’den yılda yapılan bütün (turist, öğrenci, aile birleşimi vb.) başvurulardaki red oranı %10’larda seyrederken Ankara Anlaşmasına sizin belirttiğiniz rakamlarla bile iki katina yakın bir red oranı söz konusu.

“Burada bu retleri sadece kişilerin başvurularında yetersizlik değil, aynı zamanda bu başvuruların değerlendirilmesinde uygulanan değerlendirme usullerinin ve yaklaşımında etkisinin olmadığını söylemek pek de mümkün değil.”

Engin, rakamlara rağmen Türkiyelilerin Ankara Anlaşması konusunda yeterli düzeyde bilgi sahibi olmadıklarını da belirtti.

‘Anlaşma korunsun’ çağrısı

“Başvuruların reddinin bu derecede yüksek olması caydırıcı olsa da ve başvuru şayileri oldukça düşük de olsa, asıl problemin Ankara Anlaşması’nın Türkiye’deki bireyler tarafından tam olarak bilinmiyor olması oldukça önemlidir.

“Ankara Anlaşması hala bir şekilde İngiltere’ye gelebilmiş olan kişilerin yakınları veya arkadaşları tarafından bilinmekte olup, bu vize turu ve getirdiği avantajlar Türkiye’de hala bilinmemektedir.”

Brexit sonrası devam etmeli

Geçtiğimiz haftalarda Haber gazetesine konuşan Enfield Southgate milletvekili David Burrowes, Brexit sonrası Ankara Anlaşması’nın devam etmesi çağrısında bulunmuştu.

Söz konusu anlaşma kapsamında faaliyetlerini sürdüren girişimci ve işletmelerinin İngiltere ekonomisine olumlu katkı sunduğunu söyleyen Burrowes, “İngiliz hükümeti Brexit sonrası bu anlaşmayı korumalıdır” demişti.